Şub 162017
 
 Posted by at 11:52
May 312014
 

afl.org.tr adresinde sorun mu var?

Arkadaşlar, son günlerde maillerime doğru dürüst bakamıyordum. Bugün farkettim ki, afl listesinden tam 5 gündür hiç bir mesaj gelmemiş.

afl.org.tr sitesine ulaşmak istediğimde de ulaşamıyorum.

Konu hakkında bilgisi olan var mı?

Selamlar, sevgiler…

ahmet aksoy

Not: Bir donanım sorunu nedeniyle afl.org.tr sunucularının yeniden yapılandırılması biraz daha zaman alacak görünüyor. Bu yüzden, geçici olarak  aflforum@googlegroups.com  eposta adresi üzerinden çalışan yeni bir grup oluşturdum. Grubun adı: aflforum. afl.org.tr sunucuları yeniden devreye girene kadar haberleşmemizi sürdürebilmek amacıyla sizleri de aflforum grubuna bekliyoruz.

 

 

 Posted by at 23:55
May 142014
 

Haiku Atışmaları

in aşağıya
çıkarsın belki
kader
Nurhan Akol

Sagolun canlar
Anlaşilmak cok guzel
Bana musade
Fethi Şeniş

Unutamazsan
Nasıl hatırlarsın ki?
Aferdersin neyi?
Nezih Yücedinç

Ne unuttuysak
Hepsi acılarımız
Rahatız şimdi
Ali Yakup Durşen

Elini verdi
Yüreğimizi aldı
Dolandırıcı
Ali Yakup Durşen

Böyle değildim
Fethi’ye mi yenildim
Nedir bu halim
Ali Yakup Durşen

kim unutur
sonunda unutulan
unutturmasa:-)
Nurhan Akol

Nolur unutursak
Dostlar hatırlatırlar
Yar unutmasın
Ali Yakup Durşen

Unutmak aahtir
Sayilari tutturmak
Gönle ferahtir.
Fethi Şeniş

Haikuyla bozduk
Hepimiz şair olduk
Bu nasıl iştir?
Reşit Tokuç

başım üstüne —
ne mutlu böyle bize
imece şiir!
Ahmet Aksoy

latife derken
iş çıktı başımıza
ekle tabii ki
Ali Yakup Durşen

bu yeni uğraş
paylaşıma muhtaç
izin gerekmez:-)
Nurhan Akol

gönlün de kağıt
gibi bembeyazdır
yaz bildiğince
Ali Yakup Durşen

günah kalemde
kağıt bembeyazdır
sen yine yaz
Nurhan Akol

Sen gene dene
Umut biter mi
Kalemde günah
Ali Yakup Durşen

denemem dedi
acaba denermi
denesin:-)
Nurhan Akol

Elinde kalem
Tutturamadi yine
Ceryan kesikmis
Fethi Şeniş

guruplar toplandı
kılıçlar sallandı
sonuç yok
Nurhan Akol

yaprak düşüyor
gözlerim bulutlanmış
kuşlar üşüyor
Caner Fidaner

yaprak düşüyor
gözleri sis bürümüş
kuşlar üşüyor
Caner Fidaner

yaprak düşüyor
buğulanmış gözlerim
kuşlar üşüyor
Caner Fidaner

yaprak düşüyor
gözlerim yaşla dolmuş
kuşlar üşüyor
Caner Fidaner

Trouble we are in,
Can not be worse than this
My god, help please!
Reşit Tokuç

Trouble we are in,
Can not be worse than this
My god, please help!
Reşit Tokuç

birer tomurcuk
acemi haikuları –
baharda açan
Caner Fidaner

tifüsün biti
senden yakındir bize
recep erdogan
(araklama haiku) Büyükkoç

Bizim durum kel
Olamaz bundan beter
Yar bana medet…
Reşit Tokuç

ıssızdır artık
teknesiz kalmış kıyı
mevsim tükenmiş
Caner Fidaner

Cumbaba Tayyip…
(Başbakan Tayyip…)
Kaçınılmazsa eğer.
Keyfini çıkart…
Hürsel Kendir

Yukarıdaki haikuların kronolojisi yeniden eskiye doğrudur. En baştaki haiku, listeye en son yazılan haikudur. En sondaki ise bu yazışmaları tetikleyen haikudur.
Listeye yazılacak yeni haikuları da bu yazının baş tarafına eklemeye devam edeceğim.

ahmet aksoy

Oca 222014
 

Hediyeciğim özellikle beni görmek için gelmiş.

Telaşlanmış.

Orta yaş bunalımında olduğumu düşünmüş.

Çok fazla enerji veriyorsun dedi.

Bu konuya açıklık getirmeli.

Benim benden taşan öyle aman aman bir enerjim yok.

Sadece sizde olanı yansıtma yeteneğim var.

Siz bana bakıyorsunuz, ben de sizden geleni aynen yansıtıyorum.

E hepiniz birden bakınca, yansıyan da çok oluyor.

İndirin bakiiiiim gözlerinizi yere :-), bunalıma sokmayın beni.

Oca 222014
 

Semih abi, şarapları üstlendi.

Ben işin başında, “Bizde ne kadeh var, ne bi şi, buradan Migros’tan ne lazımsa halledersiniz” demiştim ve rahattım.

Rakı içenlere bardaklarımı verdim, o ayrı 🙂

Semih abi olaya sonradan dahil oldu ve şarapları üstlendi.

Neymiş efendim, Migros’ta istediği kalitede bulamazmış, adres verecekmişim,

kargolayacakmış.

Hiç hazır değilim böyle bir şeye.

Çaktırmadım ama aldı beni bir karın ağrısı.

Şimdi karizmayı çizdirmek de var işin ucunda. Birlikte yaşamdı, şuydu buydu

diye zıplayıp duran benim, şimdi ben nasıl diyeyim “Yok ben teslim alamam,

yok ben taşıyamam” diye.

Yahu hadi ben neyse de, Nevfel ağır abidir. Vakt-i zamanında abilerine içki

almadı diye ailenin birbirine girmişliği vardır.

Sürekli bulunacağım yer olarak işyeri adresimi verdim ama Nevfel, şişelerden kırılan falan olur diye,

doğru bulmadı işyerine gelmesini.

Ben dua ediyorum “Allah’ım n’olur kırılmasın, kimse de fark etmesin!”

Sonuçta işyeri sahipleri de nasıl derler, mütedeyyin insanlar. Şu hale bakar mısınız!

Neyse.En son, artık ne olduysa, Semih abi şarapların kargo bürosundan

alınmasına karar verdi cumartesi günü. Nevfel ve Nezih abi de gidip teslim

aldı. 3 şişe kırılmış kargoda 🙂

Eve geldi şaraplar 🙂 Doğru balkon masasına.Kırılanlar temizleniyor, gazeteye

sarılıp paketleniyor.

Ve tam evden çıkmak üzereyiz, kapılar açık, sesler apartmanda

yankılanıyor.”Şarapları aldınız mı?”

“Şaraplar salonda!” “Şarapları getirin!” Ehe ehe.

Semih abinin o ifadesini görmenizi isterdim : “Betül, Nevfel’in adını yazdım

alıcı olarak! Senin adın kirlenmesin! Erkekler çeker böyle yükleri, bu işler

böyledir!”

Kızma ama Semih abi, kardeşim Davut’un yüz ifadesi sendeki. Dolayısıyla,

bundan sonrası için konuşuyorum,  esip gürlemelerin bana sökmez!

Oca 222014
 

Güher Siirt’ten gelirken Siirt fıstığı getirmiş.

Çok lezzetli bir şey, Cuma akşamından başladık yemeye.

Bizim bilmeceyi bilenin ödülü adının köftelerle yazılması idi.

Peki “bilmese de cevap verenin ödülü ne olacak” dediler.

“Onu da..Fıstıklarla yazarız!” dedim!

Güya kendi çapımda fıstıkları onurlandırıyorum.

Fakat Güher buna çok bozuldu.Bir aşağılama olarak algıladı 🙂

Biz piknik yerinde köftelere dalınca, isim falan yazmayı unuttuk.

Sonradan, bari fıstıklarla yazayım dedim Hadi abinin adını (bilmedi ama en

azından çabaladı diye),

Ama Güher’in “Gene mi fıstıklardan bahsediliyor!” sesiyle tırstım

ve isim falan yazamadım 🙂

Oca 222014
 

Aileden Gülcan abla, oğlu ve gelini, küçük Mina için hamak kurdular.

Bir ara telaşlı sesler duydum. Önder abinin hamaktan düşmüş olduğunu gördüm.

Yerde oturuyor ve bozuntuya vermeden telefonla konuşmaya devam ediyordu 🙂

Hadi doktor, elini yaralamış Nevfel’e verdiğin gibi, kendine de çalışabilir raporu ver bakiiimmm..

hamaktandusmus

Oca 222014
 

Kokoreç kıymak için et tahtası getirmeyi unutmuşuz.

Çilek kasası bu işi layıkıyla gördü.

En işe yarar buluşlar, yoksunluk sonucu yapılıyor 🙂

kokorectahtasi1

***
Fethi abinin konuyla ilgili yazısı :

İnce bir tahta sandik.
Uc mm kalinliginda tahtalar.

Ustune serce konsa gitti.
Uzerinde kokorec dograyacagiz bunun
Tak tak tak.

Nasil?

Once cilek sandiginin ayaklari asagi olacak,
yere basacak. Donmus kokoreci kas gucuyle
kesiyorsun. Darbe yok.

Tahta ince.
Ustune serce konsa gitti.

Dilimlenmis kokorec mangala gidiyor.

Mmmm oluyor.

Is bitmedi: Tak tak tak gerek.

Cilek sandigi tepetakla. Tabani yerde olmali, esnememli.
Kirilir garibim.

Elde yarimsar ekmek bekleyenler var etrafta.
Sonrasi mi?

Kacirmasaydiniz. Bi tencere de siz getirseydeniz.

Bizim isler de o kadar ince degil dostlar.

Sevgi yalnizca.

Fethi